Olumlu Tutum ve Başarı



İş, özel ya da sosyal yaşamımızda bazen bir şeyler ters gider. İş dünyasında bazen yöneticiler bu sorunu çözer, bazen de özel yaşantımızda bir dostumuz yardım edebilir. Bazen de yapacak hiçbir şey yokmuş gibi gelir. Böyle bir durumda belki de en kritik sorun işimizde, çevremizde olumlu tutumu, sevgiyle gülümseyen yüzü ile bize destek vermeye hazır bir insanın bulunup bulunmadığıdır.

İçinde yaşadığımız kültür bu tarz olumlu insanların bulunması, yaşaması ve hatta çoğalmasını teşvik ediyor mu? Yoksa olumlu olmayı, başkalarına yardım etmeyi ve destek göstermeyi cezalandırıyor mu? İş, özel ve sosyal yaşamınızda bu üç tutuma sahip insanlardan en sık hangisiyle karşılaşıyorsunuz? Böylece içinde yaşadığınız kültürün hangisini ödüllendirdiğinin de farkına varabiliriz. Siz de kendinizi evde ve işte ayrı ayrı değerlendirin. Zamanınızın hangi rolü oynuyorsunuz.

Destek Veren, Yardım Edenler: Dünya ya olumlu gözle bakan. Kendisi gibi bütün insanların değerli ve önemli olduğu temel inancına sahip olan, olumlu düşünüldüğü zaman olumlu iş ve yaşam sonuçlarıyla karşılaşacağına inanan, insana duyarlı, sevgiyle gülümseyen bir yüze ve geniş bir iletişim ve ilişkiler ağına sahip insanlar. Kontrolü dışında olumsuz olaylarla da karşılaşabileceğinin farkında olan, bu nedenle karşılaşabileceği olumsuzluklara karşı öngörülü bir yaklaşımla önlemler almaya çalışan. Başarı odaklı, iş ve yaşamında ulaşmayı çok arzu ettiği, uğruna zaman, emek ve enerji harcadığı hedefleri olan, hedeflerine ulaşmak uğruna kimseye zarar vermemek için özel çaba harcayan insanlar. Olumluluk doğal bir durumdur diye düşünen, insanlara birlikte olmaktan hoşlanan, çevresindeki insanlara küçük hediyeler vermekten, onlara yardım etmekten mutlu olan, sorunu olan insanlarla karşılaştığında başrolü sorunu olana verebilen, dinleyen ve dinlediği kişiyi gerçekten anlamak için dinleyen, ona kendisini anlaşılmış hissettiren insanlar. Olumlu olmayı bir değer kabul eden ve bu değeri kendisinden sonraki kuşaklara da aktarmak için çaba gösteren bir tutum içinde yaşayan insanlar.

Suçlayan, Cezalandıran, Eleştirenler: Ben önemliyim ve değerliyim. Benim dışımdaki insanlar ise önemsiz ve değersizdir şeklinde bir yaşam görüşüne sahip insanlar. İnsanlara yukarıdan bakan, onların hiçbir işi doğru yapamayacağına, bilgi, beceri ve yeteneklerinin yeterli olmadığına, bu yüzden bütün işlerin ters gittiğine inanan insanlar. Eksikleri görme konusunda uzman olan, konuşurken sürekli nelerin eksik ya da yanlış olduğundan bahseden. Eksik ya de yanlış olanlar konusunda çözüm önerileri sunmak yerine kızmak, bağırmak şeklinde duygusal tepkiler gösteren insanlar. Başkalarını zor duruma düşürmekten çekinmeyen, yaşanan olumsuzlukların hep başkalarının yetersizliği yüzünden olduğuna inandığı için kendisi sorumluluk hissetmeyen insanlar. İnsanların iyi sonuçları hak etmediğine inanan, değersiz olduğu için başkalarının görüşlerine sürekli alternatif görüşler sunan. her şeye karşı olmanın bir değer olduğuna inanıp, aksini sorgulamayan, suçlayan, cezalandıran ve eleştiren insanlar.

Kurbanlar: Ben önemsiz ve değersizim. Bütün insanlar da benim gibi ezilmekte ve üzülmektedir. Bütün kötü şeyler benim başıma gelir. Pilavda bir tane taş olsa o da bana çıkar. Bizden adam olmaz, bu ülkeden adam olmaz, bu dünyadan adam olmaz vb. gibi uzanan değersizlik mesajlarını sürekli çevresine yayan insanlar. Sadece ben değil bütün insanlar kader kurbanıdır. Bizim başımıza gelen kötü olaylarda bizim hiçbir sorumluluğumuz yoktur. Kötü olaylardan kaçınmak mümkün değildir diye düşünen insanlar. Boynu bükük, omuzları düşük, öne doğru eğilmiş yürüyen, gözlerinde bir hüzün ve karamsarlık bulunan insanlar. Ne yapsam, ne kadar uğraşsam da bu kötü gidişi durduramam. Hayat zaten bir mücadeledir, bir savaştır. Bu savaşın kaybedenleri, ezilenleri de biziz diye düşünen insanlar. Konuşurken sürekli sorunlardan, çaresizliklerden, çözümsüzlükten bahsedenler. Bu çaresizliğe sık sık isyan eden, çekip gitmekten bahseden, duygusal karşı çıkışlarla ve kaçmakla bazı şeylerin hallolabileceği düşüncesine sahip olan insanlar

Neşeliler: Neşeli, keyifli, gülerek konuşan, espriler yapan. İnsanları yargılamayan, suçlamayan ve olduğu gibi kabul eden insanlar. Birkaç cümlede bir kahkaha atabilen, olayların komik yanlarını görebilen, en sorunlu durumların bile hoş ve gülmeye değer yanlarını gören ve bunu neşeyle paylaşıp insanları da güldürebilen insanlar. her şeyi dert edinmeyen, sıkıntılardan bahseden insanları sıkıcı bulan, girdiği ortamların neşesi olan insanlar. Bütün insanların neşeli, keyifli olması gerektiğine inanan, çocuksu saflığı ve art niyetsiz oluşu nedeniyle yaşam sevinci aşılayan ve çevresindeki insanları hızla çocuksu neşeye boğan insanlar.

Sizin içinde yaşadığınız kültür hangisini ödüllendiriyor? Hangisi çevrenizde çok?

Kaynak: Vedat Erol - Vision Europe

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !