Stresle Başa Çıkma




Stresi tanımak onu kontrol edebilmenin ilk adımıdır. Aşağıdaki belirtilerin bir kısmını kendisinde gören onunla baş edebilmek için çalışmaya başlamalıdır.


* Saldırgan veya kayıtsızlık.

* Sıkıntı, gerilim hali, sinirlilik.

* Neşesizlik, durgunlaşma.

* Dinlenmekle geçmeyen yorgunluk.

* Unutkanlık, korkulu rüyalar.

* Karamsarlık, yalnızlık hissi.

* Yersiz suçluluk duyguları.


Organik
bir açıklaması olmayan ağız kuruluğu, üşüme, titreme, vücutta uyuşma, karıncalanma hissi, sebepsiz çarpıntı, soğukluk veya sıcaklık hisleri, baş ağrısı, baş dönmesi, idrar sıklaşması, mide bulantısı, kusma, ishal, uyku ve iştah bozuklukları, konuşma güçlükleri, uykuda diş gıcırdatma, gürültü ve sese karşı aşırı hassasiyet.


`
Bu belirtiler 3 günden fazla sürerse bir doktora gidilmelidir.`


Stres
Yönetimi


Günümüz psikiyatrisinde insanın düşünce biçimi ve duyguların sınırlarını belirleyen somut parametreler geliştirilmektedir. Merkezi sinir sistemi, vücudumuzun yöneticisi durumundadır.
Ruh yapımız ve kişiliğimiz beyin aracılığı ile kendisini ifade etmektedir. Daha doğrusu beyin orkestra şefidir. Orkestra şefinin stresli olması bütün üyelerin hata yapmasını sonuç verecektir. Beynimizin stres altında olması, otonom sinir sistemini ve bütün organlarımızın faaliyetine olumsuz etkisi olacaktır. Başka bir yaklaşımla beynimizi stres yönetiminde, zaman yönetiminde, duygu, düşünce ve davranış denetiminde doğru kullanırsak, doğru programlar yazarsak mutlu, başarılı ve nitelikli yaşayabiliriz.


Birçok hastalığı etkiler...


Birçok hastalığı tetikleyen etkenin stres olduğunu düşünürsek stresi ve kimyasını tanımak, fizyolojisini bilmek çok önemli olmaktadır.

İnsan mutluluğuyla ilişkisi bulundu...


Beyin vücudun işleyişinde bilemediğimiz işlevler yürütür. Duygular, heyecanlar, neşe, sevinç, öfke, kıskançlık, elem, keder beynimizin ürünü olan tepkilerimizdir. Bu tepkilerin beyin hücrelerinin kimyası ile ilgi olduğu son yılların en önemli buluşu oldu. Mutluluk salgıları (serotonin, endorfin, enkefalin, noradrenalin, dopamin...) veya stres hormonları (kortizol, vosepressin...) az veya çok salgılanması ile insan mutluluğu arasında bir ilişki vardır.


Duygusal zeka önemlidir...


Özellikle
ABD`de eski yıllarda `Uzak Doğu`dan uzak durun denilirken şimdi insan duygularını yönetmeyi ihmal etmişiz` diyerek duyguların önemini vurguluyorlar. Duygusal zeka` tezi ortaya atıldı. Batı felsefesi duygular üzerinde denetimi ihmal ettiğini şimdi fark etti.


Stresin ölçülebilir zararları...


Sterin ölçülebilir zararları nelerdir? Stresin ölçülebilir zararları hastalık, emeklilik, görev başında ölüm, iş kaza ve yaralanması, işe gelmemek, sağlık sigortası masraflarıdır.


Stresin ölçülemeyen zararları...


Stresin ölçülmeyen zararları ise verim düşmesi, zaman kaybı, yanlış karar alma, yönetim etkisizliği, kişiler arası ilişkilerde gerginlik, kaza riski, performans düşüklüğü gibi sonuçlardır. Bütün bu sonuçlar beyin kimyasını bozarak ortaya çıkmaktadır.


Zihin beynin ürünüdür...
 

Dekart dört yüz yıl önce `Cogito, ergo sum` (Düşünüyorum öyleyse varım) sözü ile insan zihninin beyindeki fiziki doku arasında bağı umursamamıştı. Akılla duyguların farklı şeyler olduğu, akılla duyguları karıştırmamak gerektiği savunuldu. Kartezyen sistemde akla duygunun üstünde yer verildi. Bu gün zihnin beynin ürünü olduğu biliniyor. Doğulu bilginlerin ve semavi tezin savunduğu gerçekle pozitif bilimin buluştuğu gerçek şudur: Ruh beyin vasıtası ile özelliklerini gösteriyor. Sevgi, neşe, öfke, sevinç bir beyin faaliyetidir. Bilgisayarın hardware ve mikro işlemcisi beyin ise programı da ruhtur. Duygu-düşünce programları beyin hücrelerine kimyasal ve elektriksel olarak yazılıdır. İnsan bu programın önemli bir kısmını değiştirip geliştiriyor iyi, doğru, faydalı veya kötü, yanlış, zararlı insan olabilir.

Kaynak: Tüm Gazeteler

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !