Zamanımız Değerli...



Zaman, insanın duyu organlarıyla algılayamadığı fiziksel, felsefi, psikolojik ve sosyolojik boyutları olan bir olgu ve gerçektir. Zaman herkes için çok değerli bir kaynaktır ve herkese eşit dağıtılmıştır. Herkesin bir günde 24 saati ve bir haftada 7 günü vardır. Ne kadar zengin olduğumuzun da önemi yoktur. Daha fazla zaman satın alamazsınız, başkasından borç isteyemezsiniz, ya da çalamazsınız. Tüm yapabileceğiniz sahip olduğunuz zamanı en iyi şekilde kullanmaktır.

Sahip olduğumuz tüm kaynaklar arasında zaman, en az anlaşılanı, en yanlış yönetileni ve en fazla boşa harcananıdır. Zamanınızın hayatınız olduğunu bilemeli ve eğer yaşamayı seviyorsanız zamana önem vermelisiniz.

Zaman faktörünün önemini, Senge' nin "Haşlanmış Kurbağa" örneği ile daha iyi anlayabiliriz. "Bir kurbağayı kaynar suyun içerisine koyarsanız, kendini hemen dışarı atmaya çalışacaktır. Ama kurbağayı oda sıcaklığında bir suyun içerisine koyarsanız ve korkutmazsanız, öylece kımıldamadan duracaktır. Bu arada su sıcaklığını yavaş yavaş arttırırsanız çok ilginç bir şey olur. Sıcaklık yükselirken kurbağa hiç bir şey yapmaz. Tersine halinden keyfi çok yerinde gibi görünmektedir. Sıcaklık kademe kademe artıkça, kurbağa gittikçe daha çok sersemleyecektir, ta ki kaptan dışarı çıkacak hali kalmayana kadar. Onu dışarı fırlamaktan alı koyacak hiçbir şey olmamasına rağmen, kurbağa orada oturup haşlanmayı bekleyecektir. Niye? Çünkü kurbağanın hayatına yönelen tehditleri algılayan dâhili aygıtı, onun çevresindeki ani değişimlere programlanmıştır. Kademe kademe değişikliklere değil".

Senge bu durumu birde örnek vererek açıklamıştır. Amerikan otomobil endüstrisi, 1960'lı yılların başında, pazarda %5'in altında pay sahibi olan Japon otomobil şirketlerini bir tehdit olarak görmemişlerdir. Bu durum Japon otomobil şirketlerinin Amerika'daki payı %10'un altında olduğu 1967'de de aynıydı, %15'in altında olduğu 1974'te de. Amerikan şirketlerinin kendilerine eleştirel gözle bakmaya başladığında 1980'lerin başıydı ve Japonların payı %21,3'tü. Bu payın %30 olduğu 1990'lara gelindiğinde ise kurbağanın kendini kurtarıp kurtaramayacağı belli değildir.

Zaman yönetimi, kıt bir kaynak olan zamanın en verimli şekilde kullanılması demektir. Ancak birçoğumuz bu kıt kaynağı değerlendireceğimizi bilmeden boşa harcarız.

Çünkü insanlar;

- Zamanını kullanma tarzının denetimleri altında bir şey olduğunu fark etmemektedir.

- Hayatta başarıya ulaşmak için, gerçekte ne kadar az zamanları olduğunu düşünmemektedir.

- Boşa harcadıkları zamanın ne kadar olduğunu bilmiyorlar.

- Zamanlarını yönetme konusunda ne bir sisteme nede bir stratejiye sahipler.

Zamanı verimli kullanmak, meşgul görünmek değil, zamanı amaçlarımızı gerçekleştirmeye yönelik faaliyetler yaparak değerlendirmektir. Peki zamanımızı verimli kullanmak, zamanımızı yönetmek için nelere dikkat etmemiz gerekiyor? İşte zaman yönetimi için bazı önemli noktalar;

- Hedeflerin belirlenmesi.

- Önceliklerin belirlenmesi.

- Hayır diyebilmek.

- Olumlu ve geliştirilmesi gereken yönlerin saptanması.

- Masanın düzene sokulması.

- Zaman hırsızların belirlenmesi ve önlenmesi.

- Kararların hızlı verilmesi.

- İşlerin bir kısmını devretmek.

- Günlük ve haftalık planların yapılması.

- Teknolojideki yeniliklerden yararlanmak.

Tüm bunları hayatımızdan bir alışkanlık haline getirmeliyiz. Böylece zaman yönetimi için ayrıca bir gayret sarf etmeye gerek kalmayacaktır. Bununla birlikte zaman yönetiminin bazı yöntemleri vardır.

Savaşçı Yaklaşımı: Yapılacak her faaliyet mutlaka gelecek düşünülerek yapılır. Bu yüzden gelecekte başarılı olmak için en önemli işlere ve projelere öncelik verilmelidir. Zamana karşı savaşan kişi saldırıları püskürtmek için bir şeyler yapmazsa sistemin bizi diri diri gömen bir çığa dönüşeceğini kavrar. Dolayısıyla "Savaşçı Yaklaşım" kendini korumak verimli ve bağımsız çalışabilmek amacıyla, zamanına sahip çıkmak üzerinde odaklanır.

Hedef Belirleme Yaklaşımı: Bu yaklaşım temelde, "Ne istediğini bil ve başarmak için çaba harca" der. Uzun, orta ve kısa vadeli planlama, hedef saptama, gözünde canlandırma, kendini motive etme ve olumlu bir düşünce tarzı yaratma ve teknikleri içerir. Kısa vadeli planlamada önemli olan kişilerin gündelik ve haftalık yapacağı işlerin düzenlemesi, programlaması ve bunları bir öncelik sırasına yerleştirmesidir. Ancak birçok kişi bunun aksine hareket edip, plan yapmayarak zamanlarını boşa harcarlar.

ABC Yaklaşımı: ABC yaklaşımı, " İstediğinizi yapabilirsiniz ama her şeyi yapamazsınız" der. Hedef yaklaşımından esinlenir ve buna önemli bir kavram olan ardışıklığı ekler. "Çabalarınızı öncelikle, en önemli işleriniz üzerinde yoğunlaştırın". İddiası şudur; neye ulaşmak istediğiniz biliyorsanız ve çabalarınızı öncelikle o işler üzerinde yoğunlaştırırsanız, o işte başarılı ve mutlu olursunuz.

Sihirli Araç Yaklaşımı: Sihirli araç yaklaşımı, doğru aracın yani, doğru takvimin, doğru planlamanın, doğru bilgisayar programının bize yaşam kalitesi yaratma gücünü vereceği varsayımına dayalıdır. Bu işler gerçektende öncelikleri izlemenize, işleri planlamamıza ve ana bilgiye rahatça ulaşmamıza yardımcı olur.

Beceri Yaklaşımı: zaman yönetiminde beceri yaklaşımı, zaman yönetiminin temelde, muhasebe ya da kelime işlem gibi beceri olma anlayışına dayalıdır ve günümüz dünyasında şu tür becerilerde uzmanlaşmamız gerektiğini söyler; bir planlayıcı yada randevu defteri kullanma, yapılacak işler listesi oluşturma, hedef belirleme, yetki devretme, planlama ve öncelikleri sıralamaktır.

Zamanımızı daha verimli kullanabilirsek; kariyerimizi daha iyi planlama ve geleceğe hazırlanma, daha fazla okuma ve öğrenme, yeni konularda kendimizi geliştirme, insanlarla daha fazla kişisel ilişki kurma, sevdiklerimize daha fazla zaman ayırma, daha fazla dinlenme ve eğlenme ve daha fazla düşünme ve yaratma fırsatları bulabiliriz. Bütün bunlar hepimizin yapmaya arzuladığı ve yapamadığımızda üzüldüğü şeylerdir. Eğer zaman yönetimi konusunda başarılı olursak ve zamanımızı yönetmeye başlarsak, bu eylemleri yapmak için yeterli zaman bulabiliriz.

Sonuç olarak şunu diyebiliriz ki; zamanımızı daha iyi yönetmek kabiliyetini edinmek, bir bakıma kısa vadeli olan ömrümüze ve bedenimize karşı olan sorumluklarımızı yerine getirmekle eş anlamlıdır. Bazılarımız ömrünü sağ-sola koşturarak ve devamlı bir şeyler yapmak için didinerek geçiriyor. Ama unuttuğumuz bir şey var. Aslında vaktimiz çok! Tek yapmamız gereken, vaktimizi bizi ilgilendirmeyen işlerden kurtarmaktır.

Kaynak: Proje Yönetimi

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !